Ülkemizde matematik dersi değil matematik öğretimi aslında esas problem. Sorun ilkokulda başlayıp üniversiteye kadar devam ediyor. Yalnız sorunun en büyük kaynağının, ilk düğmenin yanlış iliklendiği ilkokullarda olduğunu görüyorum. Yanlış anlaşılmasın, buradaki sorun öğretmenin öğretememesi değil, matematik dersi öğretiminin bir sistematiğe oturtulmaması. Fizik, matematik ve yazılım konusunda ömür harcayıp, aynı zamanda sınıf öğretmenliği deneyimi ile tüm bu birikimi harmanladığınızda matematiğin röntgenini çekebilecek bir alt yapıya sahip oluyorsunuz. Ben de tüm bu birikimle kendi geliştirdiğim, yıllarca kendi sınıflarımda kullandığım, faydasını, başarılarını fazlasıyla gördüğüm yöntemi anlatan “Aşamalı Matematik Öğretimi” kitabını 2019 yılında yayınladım. Burada birkaç cümleyle kitabın ne kadarını nasıl anlatabilirim, bilmiyorum. Sadece şunu özellikle belirtmeliyim: Gerçekten “öğretmeye gönül vermiş insanlar” bu sistematiği öğrenmeli, mutlaka sınıflarında kullanmalı. Hatta sadece ilkokulda değil, ortaokul ve liselerde de kullanılmalı. Yorulduğum için artık uğraşamıyorum ama üst kademelere bu yöntemi genelleştirmek zor değil. Bu yöntemin, matematik öğretiminde en doğru ve en kısa yol olduğunu büyük bir özgüvenle söyleyebilirim. Birgün, bahsettiğim “eğitimi dert edinmiş, kafa yormuş insanlardan birileri” fark edecek ve kıymeti yıllar sonra anlaşılacak diye ümit ediyorum.
Bundan sonraki hayalim ise fizikle ilgili olacak ama bir test-soru kitabı değil tabi ki. Meraklısına...